GÜLDANE KAYA
Köşe Yazarı
GÜLDANE KAYA
 

Uzak Doğu’dan 8 Mart: Kadınların Mücadelesi Okyanusları Aşıyor

  Okyanusun kıyısında, Uzak Doğu’nun büyüleyici atmosferinde otururken insan bazen dünyanın ne kadar büyük olduğunu düşünüyor. Ama bir gerçek var ki mesafeler ne kadar uzak olursa olsun bazı duygular değişmiyor. Kadınların eşitlik, saygı ve güven içinde yaşama arzusu… İşte bu duygu, dünyanın neresine giderseniz gidin aynı güçlü sesle karşınıza çıkıyor. Her yıl 8 Mart geldiğinde dünyanın dört bir yanında kadınların emeğinden, mücadelesinden ve toplumdaki yerinden söz edilir. Çiçekler verilir, güzel sözler söylenir, kutlama mesajları paylaşılır. Ancak gerçeğin bir de acı tarafı vardır. Kadın hakları meselesi bugün hâlâ dünyanın en önemli insan hakları sorunlarından biri olarak karşımızda durmaktadır. Çünkü kadınlar çoğu zaman sadece eşit haklar için değil, aynı zamanda yaşam hakkı için mücadele etmek zorunda kalıyor. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasi alandaki başarılarını hatırlamak ve aynı zamanda eşitlik mücadelesine dikkat çekmek için dünya genelinde anılan önemli bir gündür. Bu günün kökleri ise kadın işçilerin daha iyi çalışma koşulları ve eşit haklar için verdiği mücadelelere kadar uzanır.    Ancak aradan geçen onca yıla rağmen kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar hâlâ bitmiş değildir. Son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünyanın pek çok ülkesinde yaşanan kadın cinayetleri toplumların vicdanını derinden yaralayan olaylara dönüşüyor. Her biri bir hayat, bir anne, bir kardeş, bir evlat… Ve çoğu zaman geride yarım kalmış hikâyeler bırakıyor. Kadına yönelik şiddet hâlâ çağımızın en büyük toplumsal sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Kadınların en temel hakkı olan yaşama hakkı, tartışmaya bile açılmaması gereken bir gerçektir. Ancak ne yazık ki her yıl birçok kadın şiddet sonucu hayatını kaybediyor. Bu tablo yalnızca hukuki bir mesele değildir; aynı zamanda toplumsal bir vicdan meselesidir. Kadın hakları bu nedenle yalnızca kadınların meselesi değildir. Bu konu aynı zamanda toplumun insanlık sınavıdır. Çünkü bir toplumda kadınlar kendini güvende hissetmiyorsa, o toplumun gerçek anlamda gelişmiş olduğunu söylemek zordur. Bu satırları şu an Uzak Doğu’nun büyüleyici coğrafyasından, okyanusun kıyısındaki Phuket’ten yazıyorum. Yolculuğum sırasında Bangkok’un hareketli ve renkli sokaklarını görürken bir gerçeği bir kez daha fark ettim: Dünyanın neresine giderseniz gidin kadınların hayalleri, umutları ve verdikleri mücadele aslında birbirine çok benziyor. Burada tanıştığım kadınlara bakıyorum. Kimisi turizm sektöründe çalışıyor, kimisi küçük bir dükkânın başında, kimisi bir otelde, kimisi sokakta kurduğu küçük bir tezgâhta hayatını kazanıyor. Sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar çalışan, hayatın yükünü omuzlayan yine kadınlar oluyor. Sadece burada değil, dünyanın pek çok yerinde hayatın en ağır yükünü çoğu zaman kadınlar taşıyor. Aileyi ayakta tutan, çocuklarını büyüten, çalışıp üreten ve hayatın zorluklarına rağmen dimdik duran yine kadınlar oluyor. Belki de bu yüzden kadınların gücü çoğu zaman sessiz ama derin bir güçtür. Yarın rotamız Singapur ve ardından Bali olacak. Farklı kültürlerin, farklı yaşamların buluştuğu bu coğrafyada insan bir şeyi daha net görüyor: Kadınların eşitlik, saygı ve güven içinde yaşama isteği dünyanın her yerinde aynı güçlü sesi taşıyor. Okyanusun dalgaları kıyıya aynı ritimle vururken farklı ülkelerden kadınların ortak duygularda buluştuğunu hissediyorsunuz. Dil farklı olabilir, kültür farklı olabilir; ama kadınların emeği, sabrı ve mücadelesi dünyanın her yerinde aynı anlamı taşıyor. Bugün burada tanıştığım kadın arkadaşlarımla sohbet ederken bir kez daha anlıyorum ki; kadınların güçlü olduğu bir dünyada umut da güçlü oluyor. Bu vesileyle Uzak Doğu yolculuğumuzda bize eşlik eden rehberimiz Özge Fıstıkoğlu başta olmak üzere değerli kadın arkadaşlarımın, Uzak Doğu’dan Anadolu’ya uzanan tüm kadınların ve dünyanın dört bir yanındaki kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum. Kadınların özgür olduğu bir dünyada, umut da okyanuslar kadar sonsuz olur.
Ekleme Tarihi: 07 Mart 2026 -Cumartesi

Uzak Doğu’dan 8 Mart: Kadınların Mücadelesi Okyanusları Aşıyor

 
Okyanusun kıyısında, Uzak Doğu’nun büyüleyici atmosferinde otururken insan bazen dünyanın ne kadar büyük olduğunu düşünüyor. Ama bir gerçek var ki mesafeler ne kadar uzak olursa olsun bazı duygular değişmiyor. Kadınların eşitlik, saygı ve güven içinde yaşama arzusu… İşte bu duygu, dünyanın neresine giderseniz gidin aynı güçlü sesle karşınıza çıkıyor.
Her yıl 8 Mart geldiğinde dünyanın dört bir yanında kadınların emeğinden, mücadelesinden ve toplumdaki yerinden söz edilir. Çiçekler verilir, güzel sözler söylenir, kutlama mesajları paylaşılır. Ancak gerçeğin bir de acı tarafı vardır. Kadın hakları meselesi bugün hâlâ dünyanın en önemli insan hakları sorunlarından biri olarak karşımızda durmaktadır.
Çünkü kadınlar çoğu zaman sadece eşit haklar için değil, aynı zamanda yaşam hakkı için mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasi alandaki başarılarını hatırlamak ve aynı zamanda eşitlik mücadelesine dikkat çekmek için dünya genelinde anılan önemli bir gündür. Bu günün kökleri ise kadın işçilerin daha iyi çalışma koşulları ve eşit haklar için verdiği mücadelelere kadar uzanır. 
 
Ancak aradan geçen onca yıla rağmen kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar hâlâ bitmiş değildir.
Son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünyanın pek çok ülkesinde yaşanan kadın cinayetleri toplumların vicdanını derinden yaralayan olaylara dönüşüyor. Her biri bir hayat, bir anne, bir kardeş, bir evlat… Ve çoğu zaman geride yarım kalmış hikâyeler bırakıyor.
Kadına yönelik şiddet hâlâ çağımızın en büyük toplumsal sorunlarından biri olmayı sürdürüyor.
Kadınların en temel hakkı olan yaşama hakkı, tartışmaya bile açılmaması gereken bir gerçektir. Ancak ne yazık ki her yıl birçok kadın şiddet sonucu hayatını kaybediyor. Bu tablo yalnızca hukuki bir mesele değildir; aynı zamanda toplumsal bir vicdan meselesidir.
Kadın hakları bu nedenle yalnızca kadınların meselesi değildir. Bu konu aynı zamanda toplumun insanlık sınavıdır. Çünkü bir toplumda kadınlar kendini güvende hissetmiyorsa, o toplumun gerçek anlamda gelişmiş olduğunu söylemek zordur.
Bu satırları şu an Uzak Doğu’nun büyüleyici coğrafyasından, okyanusun kıyısındaki Phuket’ten yazıyorum. Yolculuğum sırasında Bangkok’un hareketli ve renkli sokaklarını görürken bir gerçeği bir kez daha fark ettim: Dünyanın neresine giderseniz gidin kadınların hayalleri, umutları ve verdikleri mücadele aslında birbirine çok benziyor.
Burada tanıştığım kadınlara bakıyorum. Kimisi turizm sektöründe çalışıyor, kimisi küçük bir dükkânın başında, kimisi bir otelde, kimisi sokakta kurduğu küçük bir tezgâhta hayatını kazanıyor. Sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar çalışan, hayatın yükünü omuzlayan yine kadınlar oluyor.
Sadece burada değil, dünyanın pek çok yerinde hayatın en ağır yükünü çoğu zaman kadınlar taşıyor.
Aileyi ayakta tutan, çocuklarını büyüten, çalışıp üreten ve hayatın zorluklarına rağmen dimdik duran yine kadınlar oluyor. Belki de bu yüzden kadınların gücü çoğu zaman sessiz ama derin bir güçtür.
Yarın rotamız Singapur ve ardından Bali olacak. Farklı kültürlerin, farklı yaşamların buluştuğu bu coğrafyada insan bir şeyi daha net görüyor: Kadınların eşitlik, saygı ve güven içinde yaşama isteği dünyanın her yerinde aynı güçlü sesi taşıyor.
Okyanusun dalgaları kıyıya aynı ritimle vururken farklı ülkelerden kadınların ortak duygularda buluştuğunu hissediyorsunuz. Dil farklı olabilir, kültür farklı olabilir; ama kadınların emeği, sabrı ve mücadelesi dünyanın her yerinde aynı anlamı taşıyor.
Bugün burada tanıştığım kadın arkadaşlarımla sohbet ederken bir kez daha anlıyorum ki; kadınların güçlü olduğu bir dünyada umut da güçlü oluyor.
Bu vesileyle Uzak Doğu yolculuğumuzda bize eşlik eden rehberimiz Özge Fıstıkoğlu başta olmak üzere değerli kadın arkadaşlarımın, Uzak Doğu’dan Anadolu’ya uzanan tüm kadınların ve dünyanın dört bir yanındaki kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum.
Kadınların özgür olduğu bir dünyada, umut da okyanuslar kadar sonsuz olur.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber380.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.