GÜLDANE KAYA
Köşe Yazarı
GÜLDANE KAYA
 

19 MAYIS: BİR MİLLETİN YENİDEN AYAĞA KALKTIĞI GÜN

  Bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun, yeniden ayağa kalkışının adıdır 19 Mayıs… Bazı tarihler vardır; yalnızca geçmişi anlatmaz, geleceğe de yön verir. 19 Mayıs 1919 işte tam da böyle bir tarihtir. Çünkü o gün Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Atatürk, sadece bir kurtuluş mücadelesini başlatmadı; umudunu kaybetmek üzere olan bir millete yeniden inanmayı öğretti. O günün şartlarını bugün iyi anlamak gerekiyor. Anadolu işgal altındaydı. Ekonomi çökmüş, halk yorgun düşmüş, devlet otoritesi büyük ölçüde dağılmıştı. İnsanların büyük kısmı geleceğe dair umudunu kaybetmişti. Limanlarda düşman gemileri vardı, şehirlerde sessizlik hâkimdi. Böylesine karanlık bir ortamda başlayan o yolculuk, aslında bir milletin yeniden diriliş yolculuğuydu. Bandırma Vapuru Karadeniz’in dalgalarını aşarken, Türk milletinin kaderi de değişmeye başladı. 19 Mayıs’ın büyüklüğü yalnızca bir tarih olmasında değildir. Onu büyük yapan şey; teslimiyetin değil direnişin seçilmiş olmasıdır. Korkunun değil cesaretin, umutsuzluğun değil inancın öne çıkmasıdır. Çünkü Türk milleti tarih boyunca hiçbir zaman esareti kader olarak kabul etmedi. Bugün dönüp ülkemize baktığımızda, farklı sorunlarla mücadele ettiğimizi görüyoruz. Ekonomik sıkıntılar, toplumsal kutuplaşmalar, gençlerin gelecek kaygısı, adalet ve liyakat tartışmaları toplumun her kesiminde hissediliyor. İnsanlar giderek birbirini daha az dinliyor, daha çabuk öfkeleniyor. Sosyal medya çağında bilgi kadar gerginlik de büyüyor. Ve tam da bu yüzden bugün yeniden 19 Mayıs ruhuna ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü 19 Mayıs bize şunu öğretti: Bir ülkeyi ayakta tutan yalnızca ordular ya da kurumlar değildir. Asıl güç; milletin ortak vicdanı, birlik duygusu ve yeniden ayağa kalkabilme iradesidir. Atatürk Samsun’a çıktığında elinde büyük imkânlar yoktu. Ama milletine olan inancı vardı. En zor zamanlarda bile vazgeçmeyen insanların tarihi değiştirebileceğini biliyordu. Bugün bize düşen görev de tam olarak budur. Birbirimizi tüketmek değil, birbirimizi anlamaya çalışmak… Ayrışmaları büyütmek değil, ortak değerlerde yeniden buluşabilmek… Cumhuriyet’in sadece geçmişten kalan bir miras değil, geleceğe taşınması gereken büyük bir emanet olduğunu unutmamak… Çünkü Cumhuriyet, yalnızca kazanılmış bir zafer değildir; korunması gereken bir bilinçtir. 19 Mayıs’ın gençliğe armağan edilmesi de bu yüzden çok anlamlıdır. Çünkü gençlik yalnızca bir yaş değil; cesaretin, umudun ve memleket sorumluluğunun adıdır. Ve tarih bize defalarca göstermiştir ki; Türk milleti düştüğü yerden yeniden ayağa kalkmayı bilen bir millettir. Bugün hâlâ bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, bunu Samsun’da yakılan o ilk meşaleye borçluyuz. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
Ekleme Tarihi: 19 Mayıs 2026 -Salı

19 MAYIS: BİR MİLLETİN YENİDEN AYAĞA KALKTIĞI GÜN

 
Bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun, yeniden ayağa kalkışının adıdır 19 Mayıs…
Bazı tarihler vardır; yalnızca geçmişi anlatmaz, geleceğe de yön verir. 19 Mayıs 1919 işte tam da böyle bir tarihtir. Çünkü o gün Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Atatürk, sadece bir kurtuluş mücadelesini başlatmadı; umudunu kaybetmek üzere olan bir millete yeniden inanmayı öğretti.
O günün şartlarını bugün iyi anlamak gerekiyor.
Anadolu işgal altındaydı. Ekonomi çökmüş, halk yorgun düşmüş, devlet otoritesi büyük ölçüde dağılmıştı. İnsanların büyük kısmı geleceğe dair umudunu kaybetmişti. Limanlarda düşman gemileri vardı, şehirlerde sessizlik hâkimdi. Böylesine karanlık bir ortamda başlayan o yolculuk, aslında bir milletin yeniden diriliş yolculuğuydu.
Bandırma Vapuru Karadeniz’in dalgalarını aşarken, Türk milletinin kaderi de değişmeye başladı.
19 Mayıs’ın büyüklüğü yalnızca bir tarih olmasında değildir. Onu büyük yapan şey; teslimiyetin değil direnişin seçilmiş olmasıdır. Korkunun değil cesaretin, umutsuzluğun değil inancın öne çıkmasıdır.
Çünkü Türk milleti tarih boyunca hiçbir zaman esareti kader olarak kabul etmedi.
Bugün dönüp ülkemize baktığımızda, farklı sorunlarla mücadele ettiğimizi görüyoruz. Ekonomik sıkıntılar, toplumsal kutuplaşmalar, gençlerin gelecek kaygısı, adalet ve liyakat tartışmaları toplumun her kesiminde hissediliyor. İnsanlar giderek birbirini daha az dinliyor, daha çabuk öfkeleniyor. Sosyal medya çağında bilgi kadar gerginlik de büyüyor.
Ve tam da bu yüzden bugün yeniden 19 Mayıs ruhuna ihtiyaç duyuyoruz.
Çünkü 19 Mayıs bize şunu öğretti:
Bir ülkeyi ayakta tutan yalnızca ordular ya da kurumlar değildir. Asıl güç; milletin ortak vicdanı, birlik duygusu ve yeniden ayağa kalkabilme iradesidir.
Atatürk Samsun’a çıktığında elinde büyük imkânlar yoktu. Ama milletine olan inancı vardı. En zor zamanlarda bile vazgeçmeyen insanların tarihi değiştirebileceğini biliyordu.
Bugün bize düşen görev de tam olarak budur.
Birbirimizi tüketmek değil, birbirimizi anlamaya çalışmak…
Ayrışmaları büyütmek değil, ortak değerlerde yeniden buluşabilmek…
Cumhuriyet’in sadece geçmişten kalan bir miras değil, geleceğe taşınması gereken büyük bir emanet olduğunu unutmamak…
Çünkü Cumhuriyet, yalnızca kazanılmış bir zafer değildir; korunması gereken bir bilinçtir.
19 Mayıs’ın gençliğe armağan edilmesi de bu yüzden çok anlamlıdır. Çünkü gençlik yalnızca bir yaş değil; cesaretin, umudun ve memleket sorumluluğunun adıdır.
Ve tarih bize defalarca göstermiştir ki;
Türk milleti düştüğü yerden yeniden ayağa kalkmayı bilen bir millettir.
Bugün hâlâ bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, bunu Samsun’da yakılan o ilk meşaleye borçluyuz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber380.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.