Bursaspor – Mardin 1969 maçı sırasında yaşanan bir an, Türk futbolunun aynaya bakması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. FIFA kokartlı yardımcı hakem Esra Arıkboğa, iki futbolcunun arasında kalarak talihsiz bir şekilde yere düştü. Bu bir kaza olabilir. Futbolun doğasında temas vardır. Ancak asıl mesele bu değil.
Asıl mesele, yere düşen bir hakemin —hem de bir kadının— yanı başındaki futbolcular tarafından görmezden gelinmesidir.
O an, sadece bir hakem yere düşmedi. Spor ahlakı da yere düştü.
Sahada mücadele eden futbolcuların, birkaç saniyeliğine de olsa refleks olarak dönüp “iyi misiniz?” dememesi, el uzatmaması, insani bir reaksiyon göstermemesi kabul edilebilir değildir. Bu tablo, sadece bireysel bir duyarsızlık değil; futbolumuzda giderek kökleşen saygı erozyonunun açık bir göstergesidir.
Orta hakemin koşarak gelip Arıkboğa’yı yerden kaldırması, olması gerekenin aslında ne kadar basit ama bir o kadar da değerli olduğunu hatırlattı. Ancak aynı sahada bulunan futbolcuların bu duyarlılığı gösterememesi, spor kültürümüz adına utanç vericidir.
Bugün sahada yere düşen bir hakeme el uzatmayan anlayış, yarın rakibine saygı duymaz, öbür gün taraftarıyla kavga eder. Zaten etmiyor mu?
Mustafa Kemal Atatürk ne diyordu:
“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.”
Bugün sahalara baktığımızda; zeka var mı, tartışılır… çeviklik var, evet… ama ahlak? İşte en çok eksilen parça bu.
Kadın hakemlere yönelik örtülü ya da açık saygısızlık, sadece bir spor meselesi değildir. Bu, toplumsal bir sorundur. Türkiye Futbol Federasyonu bu tür olaylara karşı artık sessiz kalmamalıdır. “Görmedik, duymadık” devri bitmiştir. Sahada centilmenliği unutan, insani reflekslerini kaybeden sporculara ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır.TFF veya kulüpler böyle durumlarda sporculara çok ağır cezalar vermelidir
Çünkü cezasız kalan her davranış, tekrar eder.
Yapanın yanına kar kalırsa, bu görüntüler sıradanlaşır.
Biz neyi normalleştiriyoruz?
Bir kadın hakemin yerde kalmasını mı?
Yoksa insanlığın sahayı terk etmesini mi?
Futbol sadece bir oyun değildir. Aynı zamanda bir karakter testidir. Ve ne yazık ki bu sınavdan kalanların sayısı her geçen gün artmaktadır.
Geçmiş olsun Esra Arıkboğa…
Ama asıl geçmiş olsun, Türk futboluna.