2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

EKONOMİ 01.06.2026 - 21:54, Güncelleme: 01.06.2026 - 22:01
 

2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Müsiad Genel BaşkanI Burhan Özdemir, 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başkan Burhan Özdemir Konuşmasında Şunları Söyledi: “2026’nın ilk çeyrek büyüme verisi, dönemsel olarak Türkiye’nin ortalama büyüme performansının altında kaldı. Bununla birlikte, ihracat pazarlarımızın henüz yeni toparlanma sürecine girmiş olmasını, yaklaşık üç yıldır sürdürülen sıkı para politikasını, ve bunlara ek olarak ticaret savaşları ile jeopolitik risklerden kaynaklanan belirsizlik ortamında küresel finansın gelişenpiyasalara yönelik yatırım iştahının zayıfladığını göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye ekonomisinin yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetmiş olması dikkate değer performans olarak not edilebilir. Nitekim Türkiye ekonomisi, son dönemde ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan pek çok şoka karşın 23 çeyrektir kesintisiz büyüme sürdürmektedir. Potansiyelimizin altında bir performans sergilediğimiz yadsınamaz bir gerçek olmakla birlikte, zorlu koşullarda elde edilen bu uzun soluklu büyüme ivmesinin kıymetli bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Kredi büyüme limitlerinin oldukça sınırlı bir bantta seyrettiği bu dönemde yüzde 2,5’lik büyümenin yaklaşık 0,8 puanının yatırımlardan gelmesi dikkat çekicidir. Yatırım harcamalarının son altı çeyrektir büyümesini sürdürmesi, Türkiye’de reel sektörün dirençli ve dinamik yapısına işaret etmektedir. Elbette her sektör büyüme performansını aynı ölçüde deneyimlemiyor. Hizmetler sektörünün bu çeyrekte de büyümede ön plana çıktığı görülüyor. Geçen yılki daralmanın ardından tarım sektörünün 2026 yılına pozitif büyüme ile başlaması hem büyüme görünümü hem de dezenflasyon süreci açısından umut vericidir. Bununla birlikte sanayi, dışsal şoklardan ve zorlu finansman koşullarından en olumsuz etkilenen sektördür. Türkiye’nin yalnızca potansiyel büyüme performansına yaklaşması için değil, enflasyon ve cari açığı kalıcı biçimde aşağı çekmesi için de güçlü bir sanayi sektörüne ihtiyacı vardır. Ekonomi politikaları şekillendirilirken sanayi sektörünün ekonomik gelişmede üstlendiği kritik roller göz ardı edilmemelidir
Müsiad Genel BaşkanI Burhan Özdemir, 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başkan Burhan Özdemir Konuşmasında Şunları Söyledi:
“2026’nın ilk çeyrek büyüme verisi, dönemsel olarak Türkiye’nin ortalama büyüme performansının altında kaldı. Bununla birlikte, ihracat pazarlarımızın henüz yeni toparlanma sürecine girmiş olmasını, yaklaşık üç yıldır sürdürülen sıkı para politikasını, ve bunlara ek olarak ticaret savaşları ile jeopolitik risklerden kaynaklanan belirsizlik ortamında küresel finansın gelişenpiyasalara yönelik yatırım iştahının zayıfladığını göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye ekonomisinin yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetmiş olması dikkate değer performans olarak not edilebilir. Nitekim Türkiye ekonomisi, son dönemde ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan pek çok şoka karşın 23 çeyrektir kesintisiz büyüme sürdürmektedir. Potansiyelimizin altında bir performans sergilediğimiz yadsınamaz bir gerçek olmakla birlikte, zorlu koşullarda elde edilen bu uzun soluklu büyüme ivmesinin kıymetli bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Kredi büyüme limitlerinin oldukça sınırlı bir bantta seyrettiği bu dönemde yüzde 2,5’lik büyümenin yaklaşık 0,8 puanının yatırımlardan gelmesi dikkat çekicidir. Yatırım harcamalarının son altı çeyrektir büyümesini sürdürmesi, Türkiye’de reel sektörün dirençli ve dinamik yapısına işaret etmektedir. Elbette her sektör büyüme performansını aynı ölçüde deneyimlemiyor. Hizmetler sektörünün bu çeyrekte de büyümede ön plana çıktığı görülüyor. Geçen yılki daralmanın ardından tarım sektörünün 2026 yılına pozitif büyüme ile başlaması hem büyüme görünümü hem de dezenflasyon süreci açısından umut vericidir.
Bununla birlikte sanayi, dışsal şoklardan ve zorlu finansman koşullarından en olumsuz etkilenen sektördür. Türkiye’nin yalnızca potansiyel büyüme performansına yaklaşması için değil, enflasyon ve cari açığı kalıcı biçimde aşağı çekmesi için de güçlü bir sanayi sektörüne ihtiyacı vardır. Ekonomi politikaları şekillendirilirken sanayi sektörünün ekonomik gelişmede üstlendiği kritik roller göz ardı edilmemelidir
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber380.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.