Yazıma herkesin kendi payına ders çıkartabileceği kıssadan bir hisseyle başlamak istiyorum.
Rüzgâr ile yaprak dost olmuşlar. Rüzgâr artık savurmuyormuş yaprağı.
"Söyle dostum, demiş rüzgâr nereye istersen oraya götüreyim seni"
Yaprak düşünmüş taşınmış, aklına hiçbir şey gelmemiş.
Tekrar sormuş rüzgâr:
‘Hadi söyle seni istediğin yere taşıyayım.
Tekrar düşünmüş yaprak, aklına yine bir şey gelmemiş…
"Bilmiyorum rüzgâr kardeş, aklıma hiçbir şey gelmiyor. Sen söyle?" demiş.
Rüzgâr:
‘Gideceğin yeri bilmedikten sonra rüzgâr dostun olsa neye yarar… Savrulur gidersin!’
demiş ve bildiği gibi tekrar esmiş. Yaprak yine savrulmuş…
Üstelik de bu sefer savuran dostuymuş.
İnsanın bu dünyada ne istediğini bilmesi gerek. Bilmediğin zaman bir yaprak misali oradan oraya savrulur gidersin tıp ki bizim gibi. Ligde almış olduğu farklı sonuçlarla ne yaptığı belli olmayan, hedeften savrulup giden ve bir hayli asistan teknik adam değiştirerek umuda bel bağlayan bizim takım…
Bir futbol takımının ortalama bir kapasitesi vardır. Onunla çok güçlü rakiplere karşı bocalayabilirsiniz. Eş değerlilerle oynarken zorlanabilirsiniz. Ama standardı sizden aşağı olan takımlarla mücadele ederken de öne çıkan bir görüntünüz olur. Boluspor’da bu yılki gariplik her türlü gücü taşıyan rakibe karşı, hep aynı zorlanma içinde olmak. Rakiplerimizin hocaları bile futbolcularımızı iyi analiz ederek, sahada ancak altmış dakika mücadele sonrasında oyundan düştüklerini o yüzdende riske girmeyerek as futbolcularını ikinci yarı tercih ettiklerini söylemesi, nedenli haklı olduğunun göstergesi olmuştur.
Boluspor’da yürekleri ağızlara getiren birçok hatalar hala yürürlükte. Öncelikle her zaman olduğu gibi orta olan gücü, savunmada kademe anlayışı ve uyum sorunu, kanatlarımız tabiri caizse kırık, ileride gol noktalarında beceriksizliğimiz ve en önemlisi de kaleci zafiyetimiz. Bunlara birde futbolculara yönelik değişten teknik adam yaptırımları eklenince sonuç malum bildiğiniz gibi…
Son üç haftadır topladığımız puanlarla üst sıralarda kalıyoruz. Oysa rakiplerimizin soluklarını ensemizde iyiden iyiye hissetmeye başladık. Genel olarak bakıldığında Play-Off potasında yer alan takımlarla aramızda fazla puan farkı bulunmamakta olup, futbolcularımızın mücadeleci ruhlarını ön plana çıkartarak alacakları seri galibiyetlerle mümkün olacaktır. Her zaman dile getirdiğim gibi bu takıma maddi destek şarttır. Takımımızın Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğup, kaybolan mücadeleci ruhuna tekrar kavuşacağını artık bekliyoruz.